Obstrüktif uyku apnesi
En sık görülen tiptir. Üst solunum yolu uyku sırasında fiziksel olarak daralır veya tıkanır. Solunum çabası devam eder ama hava geçemez.
Uyku apnesinin tipleri, vücutta yol açtığı değişiklikler ve tedavi edilmediğinde ortaya çıkan sağlık riskleri.
Uyanıkken boğaz kaslarımız hava yolunu açık tutar. Uykuya daldığımızda bu kaslar gevşer. Çoğu insanda bu gevşeme sorun yaratmaz; ancak hava yolu dar olan veya çevresinde fazla yumuşak doku bulunan kişilerde boğaz kısmen ya da tamamen kapanabilir.
Hava yolu kapandığında göğüs kafesi nefes almaya çalışmayı sürdürür, fakat hava akciğerlere ulaşamaz. Kandaki oksijen düşer, karbondioksit yükselir. Beyin bu değişimi algılayıp kısa bir uyanma tetikler; kaslar kasılır, hava yolu açılır ve genellikle yüksek sesli bir horlama ya da boğulur gibi nefes almayla solunum yeniden başlar.
En sık görülen tiptir. Üst solunum yolu uyku sırasında fiziksel olarak daralır veya tıkanır. Solunum çabası devam eder ama hava geçemez.
Hava yolu açıktır; sorun beynin solunum kaslarına sinyal göndermemesidir. Kalp yetmezliği ve bazı nörolojik hastalıklarla birlikte görülebilir.
Obstrüktif ve santral tipin bir arada bulunmasıdır. Bazen CPAP tedavisi başlandıktan sonra ortaya çıkar ve cihaz ayarının gözden geçirilmesini gerektirir.
Uyku apnesi yalnızca bir uyku sorunu değildir. Gece boyunca tekrarlayan oksijen düşüşleri ve uyku bölünmeleri, zamanla birçok sistemi etkiler:
Obstrüktif tipte hava yolu fiziksel olarak kapanır; kişi nefes almaya çalışır ama hava geçmez. Santral tipte hava yolu açıktır, ancak beyin solunum kaslarına gerekli sinyali göndermez, dolayısıyla solunum çabası da durur.
AHİ (Apne-Hipopne İndeksi), uykuda saat başına yaşanan apne ve hipopne sayısıdır. Genel olarak 5–15 arası hafif, 15–30 arası orta, 30 ve üzeri ağır uyku apnesi olarak değerlendirilir.
20 yılı aşkın tecrübemizle doğru cihaz ve maske seçiminde size yol gösterelim.